Yansıyanı Değil, Gerçekliği Görebilmek
‘’Yer altında bir şehir düşünün. Şehirde esir tutulan 7 kişi var. Bu insanları esir tutan kişi, esirlerin gözlerini bağlayıp, yer altı şehrinin dışarı açılan kapısına sırtları dönük şekilde oturtur. Onlara ‘’ ellerinizi ve bacaklarınızı bağladıktan sonra gözlerinizi açacağım, elleriniz ve bacaklarınız bağlı olduğu için sağınıza, solunuza, arkanıza hareket edemeyeceksiniz, eğer hareket ederseniz ipler ellerinizi ve ayaklarınızı kesecektir.’’ der. 7 kişiye bu sözleri çokça tekrar eder.

Esir tutulan kişiler güneş ışığına yüzünü dönemiyordu. Oysa şehirde güneşe yüklenen mistik anlamlar vardı. Güneş ‘’ şifa veren anne’’ olarak görülürdü. Bu kişilerin aynı zamanda sırtlarının arkasındaki ışıklı yoldan bir sürü obje geçiyor ve şehrin duvarına objeler yansıyordu, duvara yansıyan imgeleri görüyorlardı ama gerçek objeleri göremiyorlardı. Oysa ki bu insanların elleri ve ayakları bağlanmamıştı, esir tutan kişi bağlandığına inandırmıştı. Hiçbiri hareket etme cesaretini kendilerinde görmedikleri için gerçeklik algıları, yansıyan imgeden başka bir şey değildi.
Hareketsizlik, şifadan mahrum kalma ve yansımaları görmek aralarından bir kişiyi çok rahatsız etti, 7 numaralı kişiyi.. Her iki durumda da hasta olacaklardı. Bu kişi ilk önce ellerini sonra ayaklarını hareket ettirdi ve bağlı olmadığını fark etti. 7 numaralı kişinin gerçeği fark etmesi diğer 6 kişinin özgürlüğe giden yollarının başlangıcıydı. Sırtını yavaş yavaş döndü, güneşin ışığı yüzüne geldi ve o an imgeleri değil gerçek objeleri gördü. O ana kadar gerçeklikten ne kadar uzak kaldığını fark etti.
İşte, gözümüzle gördüğümüz bu dünya yer altı şehrinin duvarı gibi, arkasındaki ışığa bakabilen insan da yüzünü gerçekliğe çeviren nihai bilgedir.
Sağlıklı olmayan insanda buradaki esirler gibidir. Görünenle yetinip, imgelerin gerçekliğine inanırsak iyileşemeyiz. Eğer yüzümüzü arkaya çevirip ışığı ve hareket eden objeleri görürsek doğru olana , asıl olana ulaşabiliriz. Hastalıkları sadece fiziki bedende ortaya çıkan bir olgu olarak görürsek gerçekten iyileşemeyiz. Esir tutulan kişiler gibi gördüğümüz hayalden başka bir şey olamaz. Gerçekliğe ulaşmak için sadece görünene değil, arkasında yatan sebeplerle birlikte bütüne bakmak gerekir.