TİTREŞİM (VİBRASYON) NEDİR? 534 360 Dr. Müller

TİTREŞİM (VİBRASYON) NEDİR?

Evrende canlı ve cansız olarak kabul edilen her şey enerji ile titreşir. Her hücrenin, dolayısıyla her dokunun ve organın kendine ait bir titreşim örüntüsü ya da bir dalga boyu bulunmaktadır. Söz konusu titreşimler, birbirleriyle yakın temas halinde olup birbirlerini karşılıklı olarak etkilemektedirler. Hücreler birleşip dokuları, dokular birleşip organları oluşturur. Dolayısıyla tüm vücudumuzun bir titreşimi bulunur. Bu nedenle her birimizin kendimize ait, adeta parmak izimiz gibi hem içimizde hem de etrafımızda bireysel bir titreşim izgesi/spektrumu bulunmaktadır. Herhangi bir frekansın belirli bir doku ya da organa uyumluluğu ne kadar kesin ve üst düzeyde olursa, bilgi aktarımı da o kadar iyi olmaktadır.

Hücre yapısına ya da bölgesel olarak dokulara göre titreşimler, yani yayılan frekanslar değişiyor. Titreşim tıbbı, işte bu frekansları kullanarak test ve tedaviye yönelik yöntemler sunuyor. Sağlıklı ve sağlıksız olan titreşimleri birbirinden ayırt edebiliyoruz ve bu bilgileri hem test, hem de tedavi amaçlı kullanabiliyoruz.

Vibrasyon, “salınım şeklindeki hareketlerle karakterize mekanik bir uyarı” olarak tanımlanmıştır. Vibrasyona biyomekanik olarak bakıldığında 3 parametresi vardır. Bu parametreler; vibrasyonun milimetre açısından salınım aralığını belirleyen genlik, bir saniye sürede oluşturduğu tekrar sayısını gösteren frekans ve vibrasyon sırasında ortaya çıkan ivmenin verdiği güç olarak tanımlanır.

Titreşimli plaka tarafından üretilen kuvvet ve dolayısıyla tedavinin ‘yoğunluğu’, titreşimin frekansı ve genliği ile artar.

Titreşimle ilgili kadim bilgilere ve günümüzün teknolojik olanaklarına yaslanan uygulamalar bütünü, yaygın bir kullanım alanı oluşturmaktadır. Konuyla ilgili olarak Çin, Hindistan, İran ve Mısır kaynaklı “kadim” metinlerde, ses kâseleri, çanlar, ilahiler veya şarkılarla elde edilen frekansların şifa amacıyla kullanımı ile ilgili bilgiler mevcuttur. Titreşimli terapötik uygulamalara, onu başka uygulamalardan ayıracak özgün bir isim verilme  çalışmaları sırasında sıvı salınımı anlamına gelen “osilasyon” terimi öne çıkmıştır ve geliştirilen ilk osilasyon cihazları 21. yüzyılın başlarında kullanıma sunulmuştur.